Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/nurettin/public_html/wp-includes/default-filters.php:175) in /home/nurettin/public_html/wp-content/plugins/postratings/postratings.php on line 825
Demokrasi kuşağı’ndaki konuşma-m | Nurettin Özdoğan
17/08/2008

Demokrasi kuşağı’ndaki konuşma-m

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Sağ olsun çoğu üniversite, STK, özel okul filan beni konuşmaya davet ediyor.  Özellikle Anadolu’dan acayip şekilde davet alıyorum ancak ofisten izin almam zor olduğu için gidemiyorum. Keza İstanbul’da da. Çok keyifli oluyor okur arkadaşlarımla bir araya gelmek. Ama… Ama işte neredeyse 1 günümü aldığı için onun hazırlanması, ulaşımı taktimi vesaire… Pek tercih ettiğim birşey değil. Paylaşmayı çok seviyorum ancak gazete, televizyon hatta şekil 1a’da görüldüğü gibi internet gibi mecralarda geniş kitlelere ulaştığım için zaten yeterince bir paylaşımda bulunuyorum. Zaten beni takip eden gazeteden etsin. Oradaki yazdıklarımdan fazla birşey söylemiyorum konferanslarımda…

Cuma günü kaç ay önceden söz verdiğim için Bilgi Üniversitesi’nde demokrasi kuşağı eğitiminde konuşmacıydım. Biraz da vefa borcundan gittim konuşma yapmaya. Baya bir okur arkadaşımda vardı. Konu bu sefer ne kariyer, ne staj, ne mülakat teknikleri, ne üniversite yaşamı, ne uluslararası şirketlerde kariyer idi… Konu “Kendi hayatım”dı. Takdir edersiniz ki en iyi bildiğim konu:) Ancak işte kendini anlatmak çok zor birşey. Rahatsız edici… Utanıyor insan.

Başımda geçenleri anlattım kısa bir şekilde. Nasıl 22 yaşında bir dünyanın en büyük danışmanlık şirketinde çalıştığımı… Bir gazetede köşe yazarı olduğumu… Hatta televizyon programı yaptığımı falan filan…

Arkadaşın biri çok sanslı olduğumu söyleyerek siz gençlere örnek olabilir misiniz ki diye bir soru yöneltti. Açıkcası ilk başta sevindim ben ki kendimi dünyanın en talihsiz insanlarından biri sanardım:) Açıklamaya çalışsam da sanırım pek cevabım tatmin olmadı. En yakın arkadaşım Yakup söz aldı: “Ben Nurettin’i popüler olmadan önce de tanıyordum. O insanlar gezer tozarken, uyurken o gece 3′e kadar çalışırdı, bir yerlere mail yollardı. Şimdi bir proje üzerine çalışıyor o da başarılı olursa yine insanlar ‘şans’ diyecek. Ama kimse bilmiyor ki Nurettin işten gelir gelmez saatlerce o proje için çalışıyor, business plan yazıyor.” Duygulandım. Gözyaşlarım içimde ceyhun oldu.

Bir hanımefendi ise eleştiriye çok açık olduğunuzu sanıyorum dedi.  Hanımefendi diksiyon kursuna yazılmamı tavsiye etti. Televizyon sözcüğünü söyliyemiyormuşum. Falan filan’ı da çok kullanıyormuşum falan filan:))) Hakikaten önceki gün düşünmüştüm bunu. Hitap etme konusunda bir iddiam yok zaten. Bu konuda başarısızım evet. Geçenlerde yeni birşey öğrendim: Sesli okuma yaparsam bu konuda baya yol katedermişim. Bunu uygulayacağım.

Ukala olamıyorum. Ben yaptım oldu diye böbürlenemiyorum. Şımaramıyorum. Artistçe davranamıyorum. Napayım elimde değil. Ben böyle istiyorum. Evet belki bu işin raconu böyle. Ama ben böyle mutluyum. İlla bir gazetede yazmak televizyonda çıkmak başarı göstermek bunları yapıyorum diye mütevaziliğimden vazgeçmem. Vazgeçemem. Bana büyüklerim annem babam bunu öğretti. Zaten bunlar umrumda da değil. Bugün bunları yaparım yarın başka birşeyler yaparım. Benim en büyük amacım değer yaratmak, faydalı olmak ve gençlere rol model olmak. Özetle hikaye yazmak.

Ama işte burası Türkiye. En sıradan içi boş insanlar bile artist. En ufak bir title sahibi olan bile ukala. Enaniyet sahibi. Belki böyle kişilerden sıkıldığım için mütevazi olmak beni daha mutlu ediyor. Bir de şunu çok iyi biliyorum: Türkiye’de başarı en büyük günahlardan biri. Burada,

Ya başarıya karşı derin bir sessizlik vardır. Ya başarıyı magazinleştirerek değersizleştirmek vardır. Ya da hasetten çatlayacak halde başarılı kişiyi pes ettirmek vardır.. Helal olsun ya adam yapmış diyen çok azdır…

Benim en büyük üzüntüm ise biz gençlerdeki “bu adam başarılı olduysa ya torpil vardır o da yoksa çok ballı adamdır” düşüncesi. Bu fikir bize nasıl empoze edilmiş bilemiyorum… Anlıyamıyorum..

Herneyse… İşte öyle arkadaşlar. Öyle bu yazıyı Akdeniz’e bakarak yazıyorum… Ara sıra gülümseyerek. İç çekerek… Bu yazıyı yazdığım sırada yukarıda bahsettiğim konferanstaki bir dinleyici arkadaşım şunları yazmış…

“Seni uzun bi süredir takip ediyorum aslinda.Ailenle ilgili yazdiklarindan cok etkilenmiştim.Ve sana yazmaya cesaret edemedim.Hani yazsamda maillerine bile bakmazsin sanmiştim.Ama o gun geldiğinde yaptiğin konuşmalar, sözlerin… sicak geldin bilmiyorum ,etkiledi beni.”

Acaba yanlış mı yapıyorum dediğim sırada doğru olduğumu farkettiren bazı şeyler beni o kadar mutlu ediyor ki. Tarif etmesi imkansız… Orada olan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum buradan.

  1. nur

    abicim ben senin bütün yazılarını okuyorum gerek zaman da gerek bu sayfada gerekse röportajlarda ve ciddi biçimde yazılarından çok etkileniyorum ayrıca o diksiyon dersi olayı bana çok saçma geldi,biz seni samimi düşüncelerin bizlere yol götericiliğin ve sen olduğun için seviyoruz bazıları gibi yapmacık olduğun için degil aslımda yoğun tempondan dolayı üzüldüm bence kendinede ailene de vakit ayırmalısn bu senin en doğal hakkın abi.sevgiler..

  2. Fatma Akin

    Selam nurettin
    Senin o konusmanda bende olmak isterdim … eminimki cok iyi yapmisindir . Sen oldugun gibi cok ozel bir insansin, …

    arkadasin yazdigi gibi ailenle ilgili yazdiklarindan bende cok etkilenmistim ( O benim babam yazin cok ozeldi, 1 defa okudum ve ezbere soyleyebilirim sana , hii ).

    Basarilar
    Fatma

  3. kübra

    çok basit olacak ama gerçekten küçük yaşta büyük işler başarmak bu demek galiba
    BU ülkede senin gibi abilerimiz olması hayata karşı cesaretlendiriyor=))

  4. HAKAN BULUT

    Demokrasi kuşağı yaz okulundaki eğitime bende katıldım.ve sizin o günkü konuşmanızda bende vardım.evet insan olduğu gibi olmalıdır.sende öyleydin olduğun gibi.ama gerçekten bazıları ve bende çok sanslı olduğunu düşünsekte bu kadar sans ömür boyu olmaz.öncelikli olarak diksiyon konusunda ki arkadaşımın tavsiyesine uymanı bende tavsiye ediyorm bazen sans iletişim kurmada yetersiz kalabiliyor samimiyette keza öyle.neyse size ii tatiller diliyor belki bir gün karşılaşmak dileğiyle hoşçakalın diyorum..:d

  5. emine

    Merhabalar Nurettin abi tanıdın mı bilmem ama ben senin bütün yazdıklarına katılıyorum . Güzel ve anlamlı (derin) bir yazı olmuş . Hakikaten iyi birşey yapınca insanlar sana yaklaşımlarını değiştiriyor. (farklı gözlerle bakıyorlar) . Yazında güzel noktalara değinmişsin ,sakın bu samimi (hoşgörülü) ve nükteli yazılarından vazgeçme . :))

  6. ahimsa

    olduğun gibi ol …ne güzel …

  7. maaz

    walla nurettin abicim.. bu samimi dedğin şey falan filansa… işimiz iş.. sen orda kelime bulamayınca falan fialn diyordun… hicretin sana tavsiyesi son derece yerinde bir ”nükte”idi.
    öyle insanlarda düaliter problemler olduğunu düşünmeyin.. sende olduğu herkeste de filantropi vardır.. bundan emin olun.. ikincisi orda akıcı bir konuşma olmadı dersek ”nükte”ye diz bükmeden, düz duvarlara tırmanmadan, suları dikine koşuşturmadan, yaani ‘kangurunun arka cebi’nden bir selam göndermekle seni anladığımız ifade etmek istiyoruz… bu ısrarla genç yazar… genç kariyer.. gibi logosentrik bir dünyaya kapı aralaman sendeki takıntıyı mı dışa vuruyor…ne ???? bunun cevabı sizde vardır.. beğenırız beğenmeyiz.. cehenneme kadar yolumuzzz var tabi..ama öyle orhan veli tarzı gözünü kapatıp konuşman, yani burjuvanın balkondan bakıp dilenciyi görmesi ve bundan hayıflanması gibi nesneler üzerindeki sanrı kavramının sözcuklerle tanrılaşması misali…o kullandığın enaniyet kavramını bir düşün.. kac kez egosal bir tatmin aracı olmuştur sende… en az ismet özel kadar onun altında inşallah ezilmesinnn…
    ne tuhaf allah kahretmesin hiç bir şeyi her önüme geleni okuyorumm… ve yazılarında bu önüme gelen şeylerin içinde.. okuyorumm… yoksa haddim değil birine tümce kurma.. o ders arkadaşımız şans mı diye sordu.. bu biraz sendeki hatayı önplana çıkardı… emeğini düzgün kelimelerle ifade edemedinnn falan filan konuşunca karşımda kim olsun ben enaiyet kavramına saplanıyorum.. haberinnn…ola…
    başarı günah değildir… ama bazı noktalarda itici geldiğn için sanırım haksız tavırlarla sana yükleniorlar yani.. isa ya kızdğımız zaman yönümüz musa dır.. türkiye böle bir yerr..
    -demin birine çok sinirlendimm karşımda yıldıray (oğur) abi vardı. inanır mısın o kadar sakin iiyi biri bana naber demesiydi her halde yeni bir mitolojik türeyiş başlayabilirdi- samimi birisin ama ego denen şey de insanın içine bir damar yetiştirmişşşş…selamlarrr

  8. s.zeynep

    bencede diksiyon dersine falan filan:)) hiç gerek yok.içten geldigi gibi konuşunca daha samimi oluyo..çizgini degiştirmeden yola devam…

  9. Abdullah

    Selamlar..

    Nurettin Özdoğan’ın serüveni burda bitmeyecek elbet. Kendini geliştirdiği sürece…

    Birçok salonda konferans verecek kimbilir… Yurtdışında konuşmallar yapacak.

    Sürekli konuşmayla, yazmayla, paylaşmayla mesaisi olan bir insanın konuşma yetisini d egeliştirmesi gerekir. Samimi olmak daha güzel konuşmamak anlamına gelmez. Dİksiyon tavsiyesinde bulunan arkadaşa katılıyorum.

    Yazı dilin ve yazıların her geçen gün kalitesini arttırsa da o konuda da kendini geliştireceğine güveniyoruz…

    Saygılar…

  10. hicret sude

    selamlar..

    sozu edilen konferansta sozu edilen eleştiri sahibi hanımefendi kişilik ben oluyorum ve dolayasıyle anamın ak sütü gibi helal-i hoş olan cevap hakkımı kullanmak uzere vira bismillah diyip lafa sarılıyorum.

    sevgili nurettin,
    seni tanımıyorum ve bu nedenli seni, bize anlattıkların dahilinde ele alıp değerlendirdim ve neticede sorumu sordum.

    başvurdum oldu; çakı çaktım oldu; yazdım oldu; oynadım oldu; soyledim oldu tarzında bir resim çizince sözcüklerinle,
    bunun neresinde emek?
    nasıl bir rol model olacaksın?
    bu kadar kolay mı?
    şans faktörü nedir, yenilir mi; hazmı zor mu?
    türünde bağırsak sorunsalı oluşturacak cinsten sorular beliriverdi beynimin en ücra yerlerinden merkeze akın eden…
    lafın kısası verdiğin malzemelerle ancak bu çorbayı yapabildim.
    sanırım bunun sorumlusu ben değilim.

    diksiyon meselesine gelirsek eğer,
    maaz’ın sanırım minik;tolere edilebilir cinsten
    bir hafıza sorunu var (=
    ben diksiyon konusuna, pınar’dan sonra dahil oldum.
    nasıl dahil oldum?
    pınar’ın tavsiyelerinin altına “+1″ yazarak (=

    diksiyon dersi almak, konusmada akıcılık sağlamak için çabalamak,
    yazılarda daha iyi bir türkçe kullanmak, ve “falan filan”sız bir dünya için bir parça ders almanın kimsenin samimiyetinden, mutevazılığından bir şey götüreceğini sanmıyorum.
    aksine bütün bu çalışmaların, konuşmacı ya da yazarın okurlarına;dinleyicilerine saygısından ileri geldiğini düşünmüşümdür hep.

    (tek bir zerre de olsa,
    hamurunda emek olan her damlaya başımı eğerim..
    ve dilerim emekler dairesinde arzu ettiklerini elde edersin..)

    lanet burjuvazinin gozunu oyarak amasra sahilleri’nden yazdığımı belirtmek isterim..

    saygılar..

    hicret sude A.

  11. Emre URFALI

    Sen bu halin ile Nurettin Özdoğan sın.. Herkes mükemmel değildir. Senin kendini anlatırken ne kadar rahatsız olduğunu biliyordum, konu iş,kariyer gibi bişe olsaydı çok daha etkin olacaktın.
    Bırak yaptıklarını şans bilsinler, Allah yardımcın olsun..
    Maaz kardeşim gene döktürmüş :) neyse..başarılar

    Emre URFALI

  12. ilknur

    evet arkadaşlar diksiyon dersi alsın diyenleeer, “diksiyon dersi alsın”yazıp 7777 ye mesaj atsın.
    diksiyon dersi almasına gerek yooook biz onu her haliyle seviyoruz…. diyorsanız eğer”diksiyon dersi almasın yazıp 7777 mesaj atıyorsunuz:)

    işte böyle bu işler nurettincim:) sana yardımcı olabildimmi bilmiyorum:)
    uzun lafın kısası sana ders al veya alma demicem çünkü konuşmanı hiç dinlemedim:( bide kendindeki eksiklikleri sen daha iyi bilirsin,bide senin gibi başarılı akıllı bi insan ne yapcağını gayet iyi bilir boşver sen milleti, bizim millete yaranmak zordur istersen ağzında kuş tut.
    bak eger sende ders almak konusunda kararsız kalırsan 7777 mesaj at:)
    not:mesaj olyını ciddiye alan arkadaşlar olmaz dimi:)

  13. kamuran akkor

    banada sanki artis olmak istiyomuşta olamıyomuş gibi gibime geldi ve ogünkü konuşması beni hayal kırıklığına uğrattı.

  14. Burhan Havuz

    merhabalar :))
    ya Nurettin ağabey iyi hoş seni örnek alıyoruz da (ailecekte izliyoruz:)
    bu yazında bile bir sürü dilbilgisi yanlışın var. Tamam seni eleştirmek ne haddimize ama geçen gün seminerde bende vardım ve oradaki malum hatalarını sempatiklik, şirinlik, samimilik diye nitelendirmende çok garibime gitti açıkçası.Bu konuda diğer arkadaşlarım gibi düşünsem de şans konusunda tabii ki ayrılıyoruz onlarla; ben senin kesinlikle buralara anlının akıyla ve milyonlarca kez hakkederek geldiğine inanıyorum.Senin yaptıklarının şans diye nitelendirilmesi bence bazı arkadaşların kıskançlık mülahazalarıydı.Zaten bu yükselişinin senin “talihli” olup olmadığını zaman gösterecektir.Bir 5-10 yıl sonra bence Nurettin abim daha güzel yerlere gelecektir seni çekemeyenlere duyurulur :) sağlıcakla kalmanız dileğiyle buarada demokrasi kuşağı arkadaşlarıma da buradan sevgiler..

  15. Safa Zengin

    Eleştirmek kolaydır. Acımasızca eleştirmek ise çok daha kolaydır. Zira acımasız eleştiren insan karşı tarafı bir taş bebek olarak görür ne dese ne yapsa, ondan ne bir şey eksilir ne de fazlalaşır diye düşünür. Karşımızdaki insan o konuma gelerek bir kere eleştirilmeyi hak etmiştir! Kardeşim oradaysan eleştiriyi de dinleyeceksin deriz.

    Fakat durum öyle değildir. Hele Nurettin için hiç değil. Genç yaşta geldiği yer itibariyle eleştiriden çok takdiri hak etmektedir. Bende oradaydım ve Nurettin’e eleştiri olarak eve dönerken arabada dedim ki: “%25 Falan dedin, %26 Filan dedin, geri kalanında da bir şeyler anlattın” Ben bu eleştiriyi yaparken arkadaşlığımıza sığındım. Ancak görüyorum ki bazı arkadaşlar çok acımasız oluyor. Bütünü görmek varken ayrıntılarda takılıyor.

    2006 AGL Siyaset Okulu’ndan tanıdığım ve sürekli görüştüğüm Nurettin’in her başarısının bir inancın ürünü düşünüyorum o bize şans yardım etti dese de biz biliyoruz ki şans en çok isteyene yardım eder…

    Safa Zengin
    http://www.gencisiklar.org.tr

  16. nur

    safa abimizi kutluyorum en objektif yorumu o yapmış bence..” ne kadar küçük ayrıntılara takılıyorlar ” sözü yerinde olmuş. Bazı arkadaşlar eleştirmeyi açık aramak olarak algılamışlar (maaz gibi) kesinlikle bu sözler beni çok yaraladı zaten meyve veren agaç hep taslanırmış… kardeşim nazar etmeyin nolur çalışın sizinde olur:) lamı cimi yok bunun tekrar teşekkürü bir borç biliyorum abicim ve sana sabır diliyorum.ALLAH basımızdan eksik etmesin seni…

  17. zaam

    maaz acıkça söyleyebilirim ki yazar olsaydın seni okumazdım niye mi 1.si sen herkese hitap edemezdin.2.si çelişkili ve kıskançsın bi 3.sü NURETTİN ÖZDOĞAN’ın bizim için degerini anlayamamış olduğunu düşünüyorum neyse ki yatp kalkıp şükredelim…emege saygın olmadıgı için de şiddetle kınıyorum…Nurettin abi senden özür diliyorum ama napayım çok sinirlendim yeni yazını heyecanla bekliyoruz.

  18. emre

    Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor.Nurettin Özdoğan sevelim, sevmeyelim başarılıdır. Türkiyenin en çok satan gazetesinde yazar olmak zor bir iş. Bunun yanında iyi bir şirkette çalışması da avantajları. Ama televizyon programını çok başarılı bulmuyorum.

    Yazılarına gelince çok da alışılmadık bir tarzda kariyer yazıları yazıyor. Bunu beğenenler olduğu gibi beğenmeyenler de var. Yazıları “light” bulunuyor genelde. Genelde zaman gençlik okuyan biri görünce nurettini sorarım. Ya çok iyi ya da saçma yazmış yazar dediğin okuycusuna bi şey kazandırır deniyor. Ortası yok galiba.

    Benim yorumuma gelince girişkenliği, çabası atılganlığıyla başarılarını hak ediyor. Bir çok gence esin kaynağı oluyor.
    Ama yazarlık konusunda biraz daha çalışması lazım. Yazılarında oturdum, yazdım, kalktım izlenimi var. Yeterince düşünülmemiş, emek harcanmamış, araştırma yapılmamış gibi.

    Diğer yanda bloguna çok fazla yazamamsı da bu konuda çok çalışmadığının göstergesi olabilir. Daha fazla yazı pratiği yaparsa daha başarılı olur.

  19. yunus

    maaz..))) denen şahıs emeğe saygısızlık etmemiş.. hepinizin ona hıncı var gibi… sonuçta nurettin eleştiriye açık olduğuna göre o da fikrini söylemiş… haksız görünmüyor ki.)))). sadece farklı o kadar.((((.

  20. sahilsiz bir umman...

    bugüne kadar pek çok yazar okudum hic biri bana Nurettin abinin kazandırdıklarını vermedi bu yüzden yazılarını çok degerli buluyorum elbetteki burası eleştiriye açık olmalı ama yorumlarınızı evrensel bi fikir olarak göstermeyin lütfen kişisel olarak bir yargı çıkartırsanız okur kitlesini sinirlendirmemiş olursunuz.Hayatında kaç kere yazı yazdın ki emeğin çalışmanın önemini basitleştirdin yorum yazan arkadaş.Nurettin abi çok basarılı evet ço…k çünkü o bizden biri olduğunu hiç bir zaman unutmadı gözü yükseklerde degil birseyler verebilmekte ve veriyor da.. fazla yazamaması yoğun çalıştığından veya her insan gibi sorunları olduğundan da olabilir neden olaya bakmak istedigin gibi bakıyorsun objektif ol biraz..neyse nurettin abi biz sonuna kadar seninleyiz yolun acık günlerin aydın olsun abim benim…

  21. yunus

    bu papağanlaşma sürecide canımı sıktı.. ne bu yaaa… burda herkes fikrini yazıyor.. zaten kımsenın evrensellik, objektiflik iddiası yok en çok nurettin abiden bişeyler kaptıysan- ki böyle söylüyorsunuz ”hic biri bana Nurettin abinin kazandırdıklarını vermedi”diyorsun- seviyeni tespit etmek öyle zor değil okuduğun kitap sayısının 500 gecmediğine kalıbımı basıyorum. çalışmışmış, modelmişmişş, üretmişmişş ne yapalım kardeşim allah daha iyisini nasip etsin nurettine. biz istemiyor muyuz sanıyorsunuz??? zaten sen kalıplarını belli etmişsin sahilsiz duman ”’çünkü o bizden biri”’ dediğin için allah razı olsun… yoksa onu ben demek zorunda kalsaydım bu sefer inkar etme durumu olacakatı:::)))) millete söyle ol demesen daha iyi olur yukarda ”objektif ol biraz”… demen doğru mu bilemiyorum… bu sakıncalı değil mi insanlar subjektif olamaz mı… seni iyi ki tanıyorum yoksa inanacaktım…

  22. Yiğitalp Turgutalp

    Ben yorumlara takılmadan başka konuya geçeyim:
    “Demokrasi kuşağı Bahçeşehir Üniversitesi’nde olmadı mı? Bilgi Ünivinde mi oldu? yoksa yanlış mı yazıldı?” Bahçeşehirdeki program saçma bir bahaneyle iptal olduysa kızarım ama :)

  23. Nurcan Çalışkan

    Merhaba Nurettin… Demokrasi Kuşağı öğrencilerinin yazdıklarını okuduktan ben de birşeyler yazmak istedim. Bu yazdıklarımı okuyanlar bir anlam veremeyebilir ama evet bir genelleme yapacağım görünen durum üzerine… Gelelim yazacaklarıma…
    Eleştirmek, eliştirileni bulunduğu ortamda rencide etmek ve onun şevkini kırmak değildir. Gerçek eleştiri öyle bir yapılmalı ki eliştirilen insan tabiri caizse ‘daha da gaza gelmeli’ ki eleştiri yerini bulsun.
    Öncelikle Nurtettin sana da söylediğim üzere seni dinleyemediğim için çok üzüldüm… ama sağolsun arkadaşlar özetlediler. Neyse nasip diyelim… Dönelim sana yapılan eleştirilere… Sana yöneltilen eleştiriler hakettiğinidüşünmüyorum. Gerçek anlamda eleştiryi kıstas alırsam da eleitirinin olumlu sonuş vereceğini düşünüyorum. Yaptıkları işleri itibar gören kişiler eleştirlir. Başarılı ve başarıyı yakalamaya çalışanlar eleştirilir. Demek ki sen eleştirilmeyi hak edecek işler yapıyorsun ki insanlar sende mükemmeliyet arıyor. Mükemmelliyet aradıkları içinde samimi bir ortamda içinden geldiği gibi ‘falanınla filanınla’ konuşmanı kabullenemiyorlar. Hiç kimse mükemmel olamaz evet iddia ediyorum olamaz. Sadece mükemmel olma çabası içerisinde olabilir. Bazı insanlar çok iyi düşünür, süper yazılar yazar ama konuşmaya gelince aynı başarıyı sağlayamaz. Ama bu insanı başarısız yapmaz. Kişi zaten kendindeki eksiklikleri bilir. Bunu itiraf etme yürekliliğini de göstermişsin zaten. Ama öyle insanlar vardır ki ağzı iyi laf yapar, karşısındakini alt edecek kadar lafı gediğini oturtur ve de yazar ama ‘düşünmek nedir nasıl yapılır’ bilemez… Kendi adıma, sırf konuşmuş olmak için eleştireceğime, bulunduğum ortamlarda sivrilmek için laf atacağıma, ‘KONUŞMA SANATI’nı bilmeyim daha iyi diyorum… Tanıdığım kadarıyla şunu iyi biliyorum ki sen gerçekten çok çalışan ve başarılı olmak için emek harcayan birisin. Ayrıca şanslı da olabilirsin. Şans önemli bir faktör ama sen o şansı değerlendiremeyebilirdin. İnsan kendi hayatına dönüp şöyle bir baksa kim bilir ne şansları elleriyle iteleyivermiştir. Bu anlamda şansa çok fazla inanmıyorum. Şans değerlendirirsen ‘avantajdır’, değerlendiremezsen ‘kaçan fırsattır’ ancak el sallarsın ardından :) Sana yapılan saldırganca eleştirileri de yersiz buluyorumU yineleleyerek, kendi doğrularımızla karşımızdakini eleştirmenin de demokraside yerinin olmadığını söylemek istiyorum. Benim özgür düşüncelerim başkasının düşüncelerini anlamsızlaştırırsa bu ne bohem bir demokrasidir. Tekrar sana dönersek: Kimse oturduğu yerden projeler ödüller alamaz… Nurettin sen başarılı olma yolunda ilerliyorsun ve kendime örnek aldığım bir arkadaşımsın. Arkadaşım olduğunu düşünerekten bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Söyle söyleyeyim… Bazen insanlar mütevaziliği gereksiz yerlerde fazlasıyla kullanır… Aslında insan emin olma halinde olmalı her daim.. Emin olma hali :) En iyi bildiği konu kişiyi emin kılar… Emin olduklarından mütevazilik yapmaya gerek yok… ( bence) :)

  24. to_sun

    nurcan ablanın dediklerine kesinlikle katılıorum..özellikle eleştiriyi haketme konusunda ve şansı kullanma konusunda… başarılarınızın devamını dilerim..

  25. sahilsiz bir umman...(İBN ARABİ)

    Öncelikle Herkesin okumasını tavsiye ederim mükemmel bi kitaptır ;sahilsiz bir umman…(İBN ARABİ).Acaba niye kendi üstüne alındın ki?…Okuduğum kitap sayısı onun 5 katından fazla ama eminim sen bir tane kitabı adam akıllı bile okumamışsındır çünkü insanlara nasıl hitap edilir onu bile öğrenememişin.Bence de fazla uzamasın sen sevmeyebilirsin bi baskası çok sevebilir bi başkası da hayrandır; anlattıklarını hayatında kullanır ve mutlu olduğunu görür.O bizden biri derken halkın içinden çıkmış bir insan olarak degerlendirdim sen bizden biri degil misin yoksa demek agır bi hakaret olur arkadaşım ayrıca gerçek dediğimiz çoğunlukla genel geçer yargılar objektfliği gerektirir.Neyse sana sadece Allah yolunu açık etsin diyorum,nasıl biliyorsan öyle yap ben sana kötü bir itfamda bulunmayacagım nitekim hakaretin de bir bedeli olacaktır öbür dünyada.2.5 yıla kitabım çıkıcak o zaman Nurettin abinin benim için degeri ortaya cıkacaktır .Kendine iyi bak arkadaşım bu blog tartışma yeri degil olsaydı da uzatmazdım çünkü Nurettin abiyi çok seviyorum sevgimi nasıl olsa anlatamayacağımı bilirdim.

  26. Anonim

    Ukala olamıyorum. Ben yaptım oldu diye böbürlenemiyorum. Şımaramıyorum. Artistçe davranamıyorum. Napayım elimde değil. Ben böyle istiyorum. Evet belki bu işin raconu böyle. Ama ben böyle mutluyum. İlla bir gazetede yazmak televizyonda çıkmak başarı göstermek bunları yapıyorum diye mütevaziliğimden vazgeçemem…..
    PÜFFFFFFFF…..
    Böbürlenemiyorum diye bir laf olur mu hiç?Mütevaziliğiniz konusunda emin deilim nurettin abi.Çalışmalarınızda başarılar dilerim mütevazi olmasanızda örnek bir gençsiniz

  27. mustafa oğuz

    nurettin’cim benim fikrim, bu şekilde diksiyon için uğraşmalara gerek yok.

    bana kalırsa bu gibi kavramlara “etik” künyesi takılmasıda çok mantıksız. insan denilen kavram belli bir yapının içine sığmaya çalışırsa paylaşamınında ister istemez bundan etkilenip belli sınırlar içinde kalacağı inancındayım. şuan türkiyenin ihtyacı olan şey diksiyonu düzgünden ziyade fikir alternatifi olan insanlar. bunuda farklı şekillerde dile getirmek sahip olduğumz tepsiyi zenginleştirecek.
    hep böyle kal. ve devamlı hayatından bahset. çünkü bu bir megolamanlık değil, hatta ihtiyacımız olan şeyler. bazı yanlış anlaşılmaları düzelterek “”aaa bak işin aslı buymş”" dedirtmen dileğiyle (biraz sitem dolu olmş ama yazımı düzeltmeyeceğim:))

  28. Nurettin Özdoğan

    Arkadaşlar çok sağolun. Çok mutlu oldum. Bu yorumların dışında birçok mesaj aldım. İyi ki varsınız…
    Hitabetim çok kuvvetli değil. Sonuçta 22 yaşındayım. İnş birgün düzelir:) Ölüm kalım meselesi değil ama bunun için çabalayacağım.
    Blog’da yazım kurallarına pek uymuyorum.
    Paylaşmaya devam edeceğim. Zira insan bir şeyler paylaştıkça kendini daha da iyi tanıyor. Saolun, varolun…
    NRT

Yorum Yazın