Hayal ettiğin GELECEK gerçekleşsin!
 ”Sevgili Nurettin,
 Hayal ettiÄŸin GELECEK gerçekleÅŸsin.”
Bu sözler tatlı mı tatlı bir ismin en son yazdığı “Kariyerim Gelecek mi?” kitabı benim için imzalarken dilediÄŸi güzel bir dilek. Kimden mi bahsediyorum? Türkiye’de ‘kiÅŸisel marka’ kavramını ilk seslendiren kariyer koçu Yasemin Sungur’dan bahsediyorum tabii ki. (www.yaseminsungur.com)
İnsan geleceğini inşa ederken bence keyif almalı. Yani insan ileride rahat ve mutlu bir yaşam kurmaya çabalarken de mutluluktan uçmalı. Bana göre eğer yarını inşa etmek için çabalarken şu an keyif almıyorsa insan o işte bir yanlışlık var demektir.
Evet, insan geleceğini inşa ederken yorulabilir. İnsanlar gezip tozarken ya da uyurken o sabahın köründe kalkmış çalışabilir. Alnından terler boşalabilir. Ama bütün bunları gerçekleştirirken keyif alıyorsa, geleceğe umutla bakıyorsa o yorgunluk belki tatile gitmekten daha keyifli bir hale dönüşür.
Bir de insanların “hayal ettiÄŸi gelecek” zamanla olgunlaşıyor. Ne yalan söyleyeyim, bende bu böyle oldu. Son 4 yıla sığdırdığım hayalleri bir yere yazsaydım, ÅŸimdiye bir kitap çıkardı belki. Çok hayal kuran birisiyim ama asla hayalperest olmadım. Belki bu yüzden bazı anlar hayallerimin ötesinde oldum. Neyse bu baÅŸka bir yazısı konusu.
Benim altını çizmek istediÄŸim husus baÅŸka. İnsan bir yerlere girip çıktıkça, çabaladıkça, çok okuyunca hatta yazınca, birçok insanla tanışınca “Hayal ettiÄŸi gelecek”te olgunlaşıyor.
Merak edenler için ÅŸimdi “Hayal ettiÄŸin gelecek nasıl?” sorusunu kısaca cevaplayayım.
-Tabii ki ilk başta mutlu bir aile. Eğer birgün baba olursam çocuklarımın babasıyla gurur duyabileceği bir baba olmak. (Benim babam gibi) Onlara zaman ayırmak.
-Dostlukların hep sürmesi. Onlarla yiyeyim içeyim paylaşayım.
-Kurallarının olmadığı bir iÅŸ hayatı. Takım elbise yok. Bey’li bayan’lı konuÅŸmak yok. Sahte kimlikler yok. Ayak kaydırma olayı yok. Kıskançlık yok.
-Herbir çalışanımın mutlu olabileceği büyük katma değer yaratan bir şirket.
-Türkiye’de gençlerin rol model alabildiÄŸi bir giriÅŸimci olmak. Gençleri bu konuda cesaretlendirmek.
-Hayal ettiÄŸim projeleri hayata geçirdikten sonra dünyanın en iyi üniversitelerinde bu projelerin hikayelerini anlatmak. “Ben Türkiye’den geldim” demek.
-Edindiğim tecrübeyi gençlerle paylaşmak. Haftada bir köşe yazısı yazmak olabilir. Yarım saatlik bir TV programı yapmak olabilir. (Gerçi ben bunları şimdi de yapıyorum di mi, bir an unuttum:)) Ya da üniversitenin birinde haftada 2 saatlik ders vermek.
-DeÄŸer yaratmak… DeÄŸer yaratmak… DeÄŸer yaratmak…
-YA DA hepsini unutun… “Gözlerinin içinde dünyalar saklı bir insan olmak” diyelim kısaca.
Hayal ettiğin gelecek ne kadar genişmiş be birader diyenlerin canı sağ olsun:)
Yazı müziği: Gökhan Özen-Resimler hayaller.


