Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/nurettin/public_html/wp-includes/default-filters.php:175) in /home/nurettin/public_html/wp-content/plugins/postratings/postratings.php on line 825
2009 Eylül | Nurettin Özdoğan

Arama Sonucu

İş dünyasının en tanınmış simalarından biri olan eski İTKİB BaÅŸkanı ve Türkiye’nin en bilinen erkek hazır giyim markalarından Damat-Tween’in yaratıcısı Süleyman OrakçıoÄŸlu’nun YoungCEOClub olarak konuÄŸuyduk.

NiÅŸantaşı’ndaki Damat-Tween’in 7 katlı dev maÄŸazasında bizi ağırladı Süleyman Bey.

5 yıl önce ilk stajımı İTKİB’te yaptığım için Süleyman OrakçıoÄŸlu ile daha önce farklı platformlarda bir araya gelmiÅŸtik.

Süleyman Orakçıoğlu ile o kadar keyifli bir sohbet ettik zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Herbirimiz öykülerimizi anlattık, bizi ilgiyle dinledi, hatta notlar aldı bizi dinlerken.

kariyerGENÇ’i anlatırken bana bir soru sordu: “Nurettin, ÅŸirketler okulu baÅŸarıyla bitiren ama iÅŸ hayatı hiç görmemiÅŸ gençleri tercih ediyorlar mı?” Bu soruda iÅŸ hayatına erken atılmanın önemini vurguladığını anlamıştım.

“Daha önce de gazetede yazmıştım, Türk aileleri çocuÄŸunun üniversitedeyken çalışmasını istemez, dersine girip çıkmasını ister. Sanki üniversitedeyken çalışmanın gereksiz olduÄŸunu düşünürler. O bakımdan aileler çocuÄŸunun çalışması için her türlü engellemeyi yapar. Halbuki bilmez ki bilmeden çocuklarına yaptıkları en büyük kötülüktür bu.”

Süleyman Bey, “İşte budur” diyerek kafa salladı.

Ve baÅŸladı kendi kilometre taÅŸlarını anlatmaya…

Süleyman OrakçıoÄŸlu Erzurum Atatürk Üniversitesi’ni bitir bitirmez ayağın tozuyla İstanbul’a gelmiÅŸ.

Üniversite yıllarında gömlek, pantolon satmış. İstanbul’a geldiÄŸinde ise bir arkadaşının yanında Osmanbey’de çalışmaya baÅŸlamış.

Arkadaşı konfeksiyon ürünleri üretmiş kendisi satmış. Derken yavaş yavaş yürümüş, büyümüş.

O zamanlar yani 20′li yaÅŸlarda sektörde herkesi tanıdığını söylerek iÅŸ hayatında çevrenin önemini vurguladı.

İş hayatı ile kulağımıza küpe olacak çok ÅŸey anlattı, ancak benim not defterime altını çizerek yazdığım iki ÅŸeyi paylaÅŸmak istiyorum…

Sorumuz şuydu Başarının bir sınırı var mı? Nereye kadar?

“BaÅŸarı adrenalin saÄŸlıyor. Adrenalin ise her zaman motivasyon kazandırıyor size. Yaptığınız iÅŸin baÅŸarısı statükoyu da beraberinde getiriyor”

Yine kulağımıza küpe olacak birşey daha söyledi Süleyman Orakçıoğlu:

“İş hayatında iyi niyetliliÄŸe inanıyorum. İyi niyetliler öyle ya da böyle günün birinde kazanacaklar. Ancak kötü niyetlilerin hedefi olmamanız için kötülükleri de bilmeniz gerekir. HerÅŸeyden önce Gol yememeniz için bilmeniz gerekir…”

sonrt.jpg

Varan 1: Cuma günü Turkcell Akademi’nin Conrad Hotel’de düzenlediÄŸi Malcolm Gladwell konferansına gittim. Malcol Gladwell 2005 yılında Time Dergisi’nin belirlediÄŸi Dünyanın en etkili 100 kiÅŸisi listesinde.Bestseller olarak dünyanın dört bir yanında milyonlar satan kitaplarıyla tanınmış ünlü bir pop sosyolog. The Tipping Point ve Outliers kitapları “BaÅŸarı” üzerine ÅŸimdiye kadar kafamdaki soruların büyük bir kısmına cevap verdiÄŸi için benim için Malcolm Gladwell ismi önemliydi. Gittim konferansını dinledim, kitaplarımı imzalattım, ayaküstü sohbet ettim, genç bir giriÅŸimci olduÄŸumdan bahsettim kendisine. Oldukça etkileyici bir profil Gladwell.

Varan 2: Süreyya Ciliv ise bugün tartışmasız Türkiye’nin en etkili CEO’su Tanışıklığımız 2 yıl öncesine dayanıyor. Gazetede yazdığım bir yazı üzerine bana teÅŸekkür etmiÅŸ, mesajlaÅŸmıştık. Birkaç platformda ise ayaküstü sohbet etme fırsatım olmuÅŸtu kendisiyle. Cuma günü ise Süreyya Ciliv ile yine ayaküstü konuÅŸtuÄŸumuzda bana konferansın faydalı olup olmadığını sordu. Kendisine kariyerGENÇ’ten bahsettim ayrıca. Gençlere önemsiyen birisi olduÄŸu için Süreyya Ciliv takip edilmeli düşüncesindeyim.

Varan 3: Çaba, Çaba, Çaba. Malcolm Gladwell ’den Dünyanın en ünlü Rock’n Roll gruplarından Fleetwood Mac’in öyküsünün perde arkasını dinledik. Mesela onları asıl meÅŸhur eden Rumours albümünün 16. albümleri olduÄŸunu duyunca çok ÅŸaşırdığımı itiraf etmem gerek. Rumours albümünden önceki 15 albümde çuvallamışlar. Birçok badire atlatmışlar. BaÅŸta 10.000 saat olmak üzere baÅŸarıya hazırlayan birçok ÅŸeyin gizemli bir altyapısı var. (10.000 kuralını baÅŸka bir yazımda anlatacağım.)

Varan 4: Yapılan bir araÅŸtırmada kolej yıllarında orta düzeyde bir nitelikte Amerikan futbolu oyuncuları ileriki yıllarda isimlerinden daha çok bahsettiriyorlar. Çünkü bu adamlar baÅŸarıya daha aç. Eksikliklerini ve baÅŸarısızlıklarını kapatma noktasında çok hevesli. Keza yine bir araÅŸtırmaya göre baÅŸarılı giriÅŸimcilerin 3′te 1′nin disleksi hastası olduÄŸu tespit edilmiÅŸ. Eksiklerini kapatmak için bu adamlar daha çok çalışma ihtiyacı duymuÅŸ.

Varan 5: (Ve en önemli varan): İnsanın yaÅŸadığı bazı sıkıntılar, dezavantaj gibi görünen koÅŸullar, yaptığı ‘fail’ler, aslında baÅŸarıyı getiren en önemli unsurlar. Her büyük baÅŸarı öyküsünde bunun kodlarına rastlamanız sizi ÅŸaşırtmamalı. Richard Branson’un öyküsüne de Fleetwood Mac’in öyküsüne de farklı açılardan baktığınızda bunu göreceksiniz…

03/09/2009

Bir hayalin varsa onu koruman gerek!

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Hiç unutmuyorum Zaman Gazetesi’ndeki 3. köşe yazımdı: En son ne zaman umudunuzu kaybettiniz?

Will Smith’in baÅŸrolünü oynadığı “Umudunu Kaybetme” (The Pursuit of Happyness) filminden notlar yazmıştım. 

Bu yazı benim gazetedeki en acemi ve en anlamlı bir dönemimde yazdığım bir yazıydı…

Hatta bu yazı üzerine eskinin Ankara Ticaret Odası BaÅŸkanı ÅŸimdinin Devlet Bakanı Zafer ÇaÄŸlayan’la görüşmüştüm, bu konu ve film üzerine keyifli bir sohbet etmiÅŸtik.

Umudunu Kaybetme filminde bir sahne vardı, işte o sahne benim hayata bakış açımı özetleyen bir diyalogdu.

Chris(Will Smith) oÄŸlu Christopher’a şöyle diyor:

“Birinin sana bir ÅŸey yapamazsın demesine izin verme, hatta benim bile. Anlaşıldı mı? ’Bir hayalin varsa onu koruman gerek’… İnsanlar birÅŸey yapamaz ve senin de yapamayacağını söylerler… Bir ÅŸey yapmak istiyorsan gidip onu zorla al…”