Bana gazetecilikten girişimciliğe giden yolu tarif edebilir misin Anne?
Geçen hafta pazar sabahı ekip arkadaşım Samet’le Boğaz’ın en güzel semtlerinden Emirgan’da kahvaltı yapıyoruz… (İşin garibi bu pazar da Samet’le kahvaltı yaptık:)
Samet’e “Sen siparişleri iste, ben Emirgan çarşıdan bir gazete alayım.” dedim…
Hürriyet ve Sabah alırken uzun zamandır almadığım ama internetten okuduğum Zaman Gazetesi’ni ayaküstü bir göz atayım dedim. Her zamanki gibi elim Zaman Gençlik Eki’ne gitti.
Nereden bilebilirdim ki o güzelim eke son kez elimin gideceğini…
Bu sayının son sayı olduğuna dair cümleleri ve veda yazılarını okuduğumda içim bir garip oldu…
Hatta ne yalan söyleyeyim, gözlerimden bir damla yaş süzüldü…
Bir veda yazısı bile yazamadığıma…
Biz gençler için bu kadar önemli bir ekin artık okurlarına ulaşamayacak olmasına…
Zaman’ın en büyük farklılığından biri olan Zaman Gençlik eki diye birşeyin artık olmayacak olmasına…
Ve daha birçok şeye üzüldüm…
Köşe yazılarımı yazdığım sarı odalarım ve Sultanahmet’e bakan ofisim, okur arkadaşlarımdan gelen binlerce mektuplar, sayfaların redaksiyonunda geçirdiğim dakikalar, gazetede sabahladığım günler, köşe yazılarımın dışında yaptığım manşetler, röportajlar, gazetenin görkemli binasında sabahladığım günler, gazete kağıdı kokusuyla uyandığım sabahlar…
2 senelik bir öykü bu dostlar… Yaşadıklarımı anlatmam çok zor. Hayatımı büyük bir oranda değiştiren unutulmaz yıllardı.
20′li yaşların başında fikirlerinizin, izlenimlerinizin, düşündüklerinizin yüzbinlere ulaşması rüya gibiydi…
2008 Kasım’da yazmayı bıraktım Zaman’da.
Zaten ben de farklı bir yola girmiştim. Bıraktığım zaman binlerce okur gazeteye telefon açmış, mail atmış.
Her gittiğim yerde “Ne zaman tekrar yazmaya başlayacaksın?” sorularına acı bir tebessümle cevap verirdim.
Gittiğim üniversitelerde “Sensiz Zaman Gençlik Eki’nin eski tadı yok” sözlerine kızardım. Zira sadece ben değil birçok kişi o eke emek veriyordu…
Şimdi ise, Zaman Gençlik artık yok!
Bir okur arkadaşımın şu mektubunu hiç unutmayacağım mesela: “Kendimi en yakın arkadaşımı kaybetmiş gibi hissediyorum… Neredesin Nurettin abi?”
Buradayım!
Belki bir gazetede köşe formatında sizlerle buluşmak çok zor…
Ancak ben bir hikaye anlatıcıyım…
Ama gecemizi gündüz ettiğimiz yeni girişimimiz kariyerGENÇ sayesinde hikayeme kaldığım yerden devam edeceğim…(www.kariyergenc.com)
Üniversitelerdeki konferanslarda kariyerGENÇ’in hikayesini anlatacağım…
Televizyonda, gazetede, internette çıkan haberlerde kariyerGENÇ’in hikayesini anlatacağım…
kariyerGENÇ’teki Yazarlar bölümünde hikaye anlatacağım…
kariyerGENÇ’i kullandıkça belki oradan iş bulduğunuzda hikayemizi daha iyi anlamış olacaksınız…
Dediğim gibi hikaye anlatmaya devam edeceğim…
Sadece enstrüman değiştirdim…
Umut ediyorum ki bu enstrümanı daha çok seveceksiniz…


