Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/nurettin/public_html/wp-includes/default-filters.php:175) in /home/nurettin/public_html/wp-content/plugins/postratings/postratings.php on line 825
2009 Şubat | Nurettin Özdoğan - Part 2

Arama Sonucu

14/02/2009

Girişimciler yalnız insanlardır!

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Sonda yazacağıma baÅŸta yazayım: Bu yazının 14 Şubat’la uzaktan yakından alakası yoktur:) Sadece ne zamandır yazmak istediÄŸim bir konunun 14 Åžubat’a denk gelmesi bir tesadüftür.

Tabii bu yazıyı ofiste Hasan’ın karşısında yazmam da ayrı bir tesadüf:)

Girişimciler yalnız insanlardır. Yalnızlıktan kastım farklı.  Nedenlerini biraz irdeleyelim.

-Bir fikri bulup onu hayata geçirmeye çalışan insanların önünde birçok engel vardır.  Bir kere çevresinde “Bu iÅŸ tutmaz!” diyenlerin sayısı muhtemelen çoktur. Ama dünyayı deÄŸiÅŸtirmiÅŸ projelere imza atmış adamların o iÅŸlere baÅŸlarken en yakınlarının “Sen çıldırmış olmalısın.” söylemlerine aldırış etmemiÅŸ olduklarını biliyoruz. Belki bu yüzden yalnızdır…

-Çevresi ne kadar geniÅŸ olsa da insanlar ona inansa da hatta iyi bir ekibi de olsa sonuçta en fazla risk alan kiÅŸi odur. Belki bu yüzden yalnızdır…

- “GiriÅŸimci mütevazi yaÅŸam sürdürmeli.” derler. Bu onu disipline eden faktörlerden biridir. Ailesinin maddi durumu çok çok iyi de olsa hatta bu iÅŸ için yatırımcı bulsa da cebindeki bozuk paralarının hesabını yapandır giriÅŸimci.  Zira iÅŸi ayaÄŸa kaldırana kadar bir ÅŸekilde nefes alıp vermeyi hesaplar kendisi. Bunu da kimseye anlatamaz. Belki bu yüzden yalnızdır…

- Girişimcilerin içinde büyük fırtınalar kopar. Bu fırtınaların ortasında kendi gemisini yüzdüren kaptan girişimcidir. Bazen anlam veremezsiniz. Konuşacağı çok şey varken, o susmayı tercih eder.  Belki bu yüzden yalnızdır.  

 Ya da bütün bunlar yüzünden yalnızdır…

Victor Hugo’nun bayıldığım bir sözü var: “Vakti gelmiÅŸ bir fikirden daha güçlü birÅŸey yoktur.”

Fikir bir çıkış noktasıdır bana göre. HerÅŸey bir fikirle baÅŸlar. etohum’dan Burak Hoca’nın da hep altını çizdiÄŸi gibi önemli olan fikrin ne kadar yere bastığı ve onu hayata geçirmen için gösterdiÄŸin çabadır.

Sağolsunlar arkadaşlarım ya da benim ismimi bir şekilde duymuş insanlar benle fikir alışverişi yapabilmek için sürekli arıyor soruyorlar. Neredeyse her hafta onlarca iş fikri dinliyorum. Bazen çok sıkılıyorum. Bazen de kendimi melek yatırımcı gibi hissediyorum:)

ÇoÄŸunlukla ayağı yere basmayan yani biraz hayal mahsülü fikirler de olsa yaşıtlarımın bu konuda gayret göstermeleri beni çok mutlu ediyor. Ayağı yere basmayan fikirlerin sahibi arkadaÅŸlarımın heveslerini kırmak istemiyorum zira bu satırların yazarının en büyük hayallerinden biri  giriÅŸimciliÄŸi Türk gençlerine aşılamak, bir kültür yaratmak.  Tabii bu giriÅŸimcilikte baÅŸarılı olarak yapılabilecek birÅŸey. Umarım bunu yapabilirim, becerebilirim…

Benim de yaklaşık 2 yıldır ayağı yere basmayan bi dünya fikrim vardı. Hepsi saçma sapandı. Şimdi bile gülüyorum o fikirlere. Ancak o saçma sapan fikirler olmasaydı  sanıyorum şimdi kariyergenç fikrini başlatamazdık. Çünkü sadeleştire sadeleştire aralarından kariyergenç fikri sıyrıldı. Ve biz de bu projeye başladık.

Fikriniz doÄŸru olsa hatta dünyada benzer baÅŸarı öyküleri bile olsa bu da yetmiyor. Fikrinizi ve bu iÅŸe inancınızı baÅŸkalarına inandırmanız gerekiyor. Sadece yatırımcı olarak düşünmeyin baÅŸkalarını. Bu yeri geliyor ekibinize katacağınız arkadaÅŸlar oluyor, yeri geliyor aileniz olabiliyor…

Babanızın ya da annenizin ”Sonuna kadar arkandayım evladım.” demesi…

Ekip arkadaÅŸlarınızın (Hele ki onlar pırıl pırıl insanlarsa) proje için canla baÅŸla çalıştıklarını görmeniz hatta daha ötesi hissetmeniz…

En tepe noktalara gelmiÅŸ insanların “Ben size inanıyorum, hadi çocuklar…” demesi..

İnanın bir baÅŸka oluyor…

Ofisteki bir koltukta sabahlatıyor…

Hatta babannenizi rüyanızda görüp uyanıp tekrar masa başında çalışmanızı saÄŸlıyor…

09/02/2009

İnsanı mutlu eden küçük şeyler

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

nurettin-etkisi.png

Bu olay birkaç ay önce olmuÅŸtu. Bizim Erhan keÅŸfetmiÅŸti. İsmine de “Nurettin etkisi” demiÅŸti:)

Dosyalarımı temizlerken karşılaştım, arşiv olsun diye bloglamak istedim.

Umarım bunu hakediyorumdur. Ya da birgün hakederim…

03/02/2009

Rüya takımla birlikte başarı öyküsü yazmak

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

22 yaşındayım. Şimdiye kadar 9 kurum için emek vermişim.  Oralarda enteresan deneyimler yaşamışım. Bir nevi kendimi tanımışım.

Bu kurumların arasında büyük bir holding de var, global bir ÅŸirket de var, bir medya devi de var, bırakın bunları bir kamu kuruluÅŸu bile var…

Geriye dönüp baktığımda hep bireysel sonuçlar aldığımı görüyorum…

Mesela “yazarlık” bireysel bir iÅŸtir, orada kendinle baÅŸ baÅŸasındır. Dünyanın en egosantirik iÅŸlerden biridir yazmak.

Televizyon olayı da keza öyle… EÄŸer tek kiÅŸilik bir program yapıyorsan ne kadar yönetmenin, kameranların, ışıkcıların yanında da olsa kendini yalnız hissedersin.

Diğer kurumlarda yaptığım işler de nedense hep bireysel işlerdi. Daha doğrusu o kurumdaki önemli bir kişinin iş yükünü hafifletmekti.

Çeşitli yarışmalarda Türkiye dereceleri aldım, nedense yine hep bireysel kategorilerde dereceler aldım. Halbuki çok isterdim, grup olarak katılıp derece aldıktan sonra takım arkadaşlarımla sevinmeyi. Yani hep yalnız sevindim.

Konferanslarda hep bireysel sonuçlarımı anlatıyorum ve inanır mısınız bu durumdan sıkıldım. Bu aralar bayağı bir davet alıyorum konuÅŸma yapmak için.  Hemen hemen hepsine”1 ay sonra gelsem olur mu?” diye cevap veriyorum. “1 ay sonra anlatacaklarım deÄŸiÅŸecek siz de ben de daha çok tat alırsınız” diyerek davet edenlerin gönlünü alıyorum…

Zira onlara kariyergenç ekibinden bahsedeceğim.

19 tane başarılı gencin bir proje etrafına nasıl toplandığını büyük bir gururla anlatacağım onlara.

O arkadaÅŸlarımın hepsini teker teker anlatacağım. Kariyergenc’e nasıl sahip çıktıklarını, nasıl inandıklarını bahsedeceÄŸim…

Biribirimizin gözlerine ”geleceÄŸimiz” diye nasıl baktığımızı tasvir etmeye çalışacağım…

Bireysel sonuçlar alan bir çocuğun en büyük hayallerinden birinin rüya takım oluşturmak olduğunu ve bu rüya takımla birlikte başarı öyküsü yazmak için yola çıktığını bütüm samimiyetimle anlatacağım.

Söz veriyorum…