Siz hiç işini sevmeyen başarılı bir insan tanıyor musunuz?
Bu aralar çok sevdiÄŸim yakınımdaki bir arkadaşıma durmadan söylediÄŸim bir ÅŸey var: “SadeleÅŸtir ve odaklan!”
Bu benim konferanslarımda durmadan söylediğim şeylerden biri. Ama nedense ona ısrarla bunu söylüyorum. Kendisi birden fazla kurumda birden fazla işe koşturuyor. Hal böyle olunca yoruluyor kim bilir belki de dağılıyor.
Arkadaşım kendini iyi tanıyan müthiş bir potansiyele sahibi biri.
Burada küçük bir parentez açmak istiyorum. Kendini tanımaya çalışan için birçok iÅŸe koÅŸturmak mantıklı bir yol. Ancak, aynı ÅŸey, kendini iyi tanımış bir insan için en büyük engel. Â
Aslında iÅŸinde baÅŸarılı olmanın basit bir mantığı var bana göre. Belki size çok kliÅŸe gelecek: “SevdiÄŸin iÅŸi yapmak!”
Daha sonraki olay ise  tüm gücünle o sevdiğin işe konsantre olmak.
Yani “o iÅŸ” iÅŸ olmaktan çıkmalı. Onla yatıp kalkmalısın. YaÅŸam tarzın olmalı. Hiç alakasız kiÅŸilere bile yaptığın iÅŸi anlatmalısın, anlatmak istemelisin… Aşık olmalısın o iÅŸe belki. O iÅŸi yaparken dans eder gibi kendinden geçmelisin, bilemiyorum daha farklı nasıl ifade edilir bu. Hatta canın birÅŸeye sıkılsa bile o iÅŸ seni terapi etmeli. (Bu defalarca başıma geldi.)
Bugün birçok baÅŸarılı reklamın müziÄŸini yapan ünlü bir müzisyen olan Jingle Mingle kurucusu Mert Tünay bana çok güzel birÅŸey söyledi. “Tarihten bu yana baÅŸarılı olmuÅŸ ama iÅŸini sevmeyen bir insan duymadım ben.”
Bu söz bana ilham verdi.
Geçen hafta da Nasuh Mahruki ile çekimimde onun işindeki omurgalı ve dik duruşu bana ilham vermişti.
Evet, iÅŸine aÅŸk ve fokuslanmak baÅŸarıyı getiriyor. Bir de o inandığın iÅŸte omurgalı olmak…
Gerisi teferruat kalıyor…


