Gençlik aÅŸkım EZI’deki son günlerim…
Aslında herÅŸey 31 Temmuz 2006′da baÅŸlamıştı.
Bu tarih benim için yeni bir sayfanın bir baÅŸlangıcıydı. Egon Zehnder International’daki ilk günüm.
Ben ki İstanbul’a ilk geldiÄŸim gün, boÄŸaz manzaralı plazalara bakıp “Acaba birgün buralarda çalışacak mıyım? Çalışacaksam o gün ne zaman?” diye kendime sormamdan çok az bir süre kendimi o plazalarda buldum.
19-20 yaÅŸlarında İstanbul’un en güzel yerinde son derece şık bir plazanın en üst katındaki boÄŸaza nazır ofisinde kendimi buldum daha doÄŸrusu. Burada hayat bir baÅŸkaydı. Buna plaza kültürü diyorlardı.
Bizim şirket dünyanın en büyük yönetim danışmanlığı şirketlerinde biri. 37 ülkede 62 ofisi var. Büyük şirketlere üst düzey yönetici buluyor. Tabiri caizse bir beyin avcısı firması.
Bu ofise adımımı atmadan önce ne böyle bir dünyanın var olduğunu ne de bu çapta işlerin ekonomi için ne kadar hayati olduğunu biliyordum.
Koca 2.5 sene geçmiş. Neler öğrenmedim ki neler. Ben işin mutfağındaydım. Hemen hemen her sektöre dair bir fikrim oluştu. Ve belki de en önemlisi başarılı insanların (üst düzey yöneticilerin) hangi adımları attıklarında başarılı olduklarını çok iyi öğrendim. Çünkü binlerce üst düzey yöneticinin hikayelerini okudum, dinledim.
Bizim şirketin en büyük özelliklerinden biri insanların müthiş kalifiye olması. Sonuçta dünyanın en büyük şirketlerinin kaderlerini değiştiren kişiler bulmada dünyaca bir üne sahip bu şirketin mutlaka çalışanlarının da mükemmel olması gerekiyor.
Ben hangi kriterden Egon Zehnder International’a girdim, daha hala çözmüş deÄŸilim bu yüzden:) Ama bu konuda çok sanslıyım. Mükemmel yöneticilerim oldu. Hepsinin bende emeÄŸi büyüktür. Onlara ne kadar teÅŸekkür etsem azdır. Murat Bey, Tankut Bey ve Demet Hanım… Umarım birgün onlara “Bu çocuk bizim yanımızda 2.5 yıl çalışmıştı.” dedirtecek baÅŸarılara imza atarım. Sanırım en büyük teÅŸekkür böyle olunur.
EZI’de sadece bilinçlenmedim. Aynı zamanda hayatımdaki diÄŸer farklı fırsatları buradan bakarak gördüm. Mesela ben burada çalışmasaydım bırakın Zaman Gazetesi’nde köşe yazarı ve ZTV’de program yapımcısı olmayı oraların kapısından bile giremezdim. Zira EZI bana büyük bir referans oldu. Nereye gittiysem “Orası mükemmel bir ÅŸirket, neler yapıyorsun orada? sorularına muhattap oldum.
Ofis sınırlarına girdiÄŸimde huzur dolduÄŸum anlar da oldu stresten ölecek anlar da…
Åžimdi gençlik aÅŸkım EZI’den ayrılma zamanı.
Kendi hayallerimin peşinden gitmek için burayı ilk göz ağrımı, beni biraz da olsa adam eden şirketten ayrılıyorum. Ekim sonuna kadar işleri toparlamaya çalışıyorum. İşten ayrılacağımı söyledim. Üzüldüklerini ama benim açımdan da sevindiklerini söylediler. Bu benim için güzel bir sonuç.
İşte böyle benim EZI maceram. KahramanmaraÅŸ’tan gelen 20′li yaÅŸlardaki garip ama komik bir çocuÄŸun plaza, uluslararası ÅŸirket, fırsatlar, medya, giriÅŸimcilik serüveninin ana hikayesi iÅŸte burada baÅŸlıyor.
Aslında dünyadaki başarılı girişimcilerin hayat hikayelerine baktığımda nedense hep geçmişlerinde bir danışmanlık şirketi tecrübesi var. Enteresan bir rastlantı. Bu aslında beni daha da heyecanlandırıyor. Acaba ben de onlardan biri olabilir miyim, diye içimden geçirmiyor değilim:)
Her neyse. Özetle işte böyle benim EZI maceram.


