Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/nurettin/public_html/wp-includes/default-filters.php:175) in /home/nurettin/public_html/wp-content/plugins/postratings/postratings.php on line 825
2008 Ekim | Nurettin Özdoğan - Part 2

Arama Sonucu

14/10/2008

Gençlik aÅŸkım EZI’deki son günlerim…

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Aslında herÅŸey 31 Temmuz 2006′da baÅŸlamıştı.

Bu tarih benim için yeni bir sayfanın bir baÅŸlangıcıydı. Egon Zehnder International’daki ilk günüm.

Ben ki İstanbul’a ilk geldiÄŸim gün, boÄŸaz manzaralı plazalara bakıp “Acaba birgün buralarda çalışacak mıyım? Çalışacaksam o gün ne zaman?” diye kendime sormamdan çok az bir süre kendimi o plazalarda buldum.

19-20 yaÅŸlarında İstanbul’un en güzel yerinde son derece şık bir plazanın en üst katındaki boÄŸaza nazır ofisinde kendimi buldum daha doÄŸrusu. Burada hayat bir baÅŸkaydı. Buna plaza kültürü diyorlardı.

Bizim şirket dünyanın en büyük yönetim danışmanlığı şirketlerinde biri. 37 ülkede 62 ofisi var. Büyük şirketlere üst düzey yönetici buluyor. Tabiri caizse bir beyin avcısı firması.

Bu ofise adımımı atmadan önce ne böyle bir dünyanın var olduğunu ne de bu çapta işlerin ekonomi için ne kadar hayati olduğunu biliyordum.

Koca 2.5 sene geçmiş. Neler öğrenmedim ki neler. Ben işin mutfağındaydım. Hemen hemen her sektöre dair bir fikrim oluştu. Ve belki de en önemlisi başarılı insanların (üst düzey yöneticilerin) hangi adımları attıklarında başarılı olduklarını çok iyi öğrendim. Çünkü binlerce üst düzey yöneticinin hikayelerini okudum, dinledim.

Bizim şirketin en büyük özelliklerinden biri insanların müthiş kalifiye olması. Sonuçta dünyanın en büyük şirketlerinin kaderlerini değiştiren kişiler bulmada dünyaca bir üne sahip bu şirketin mutlaka çalışanlarının da mükemmel olması gerekiyor.

Ben hangi kriterden Egon Zehnder International’a girdim, daha hala çözmüş deÄŸilim bu yüzden:) Ama bu konuda çok sanslıyım. Mükemmel yöneticilerim oldu. Hepsinin bende emeÄŸi büyüktür. Onlara ne kadar teÅŸekkür etsem azdır.  Murat Bey, Tankut Bey ve Demet Hanım… Umarım birgün onlara “Bu çocuk bizim yanımızda 2.5 yıl çalışmıştı.” dedirtecek baÅŸarılara imza atarım. Sanırım en büyük teÅŸekkür böyle olunur.

EZI’de sadece bilinçlenmedim. Aynı zamanda hayatımdaki diÄŸer farklı fırsatları buradan bakarak gördüm. Mesela ben burada çalışmasaydım bırakın Zaman Gazetesi’nde köşe yazarı ve ZTV’de program yapımcısı olmayı oraların kapısından bile giremezdim. Zira EZI bana büyük bir referans oldu. Nereye gittiysem “Orası mükemmel bir ÅŸirket, neler yapıyorsun orada? sorularına muhattap oldum.

Ofis sınırlarına girdiÄŸimde huzur dolduÄŸum anlar da oldu stresten ölecek anlar da…

Åžimdi gençlik aÅŸkım EZI’den ayrılma zamanı.

Kendi hayallerimin peşinden gitmek için burayı ilk göz ağrımı, beni biraz da olsa adam eden şirketten ayrılıyorum. Ekim sonuna kadar işleri toparlamaya çalışıyorum. İşten ayrılacağımı söyledim. Üzüldüklerini ama benim açımdan da sevindiklerini söylediler. Bu benim için güzel bir sonuç.

İşte böyle benim EZI maceram. KahramanmaraÅŸ’tan gelen 20′li yaÅŸlardaki garip ama komik bir çocuÄŸun plaza, uluslararası ÅŸirket, fırsatlar, medya, giriÅŸimcilik serüveninin ana hikayesi iÅŸte burada baÅŸlıyor.

Aslında dünyadaki başarılı girişimcilerin hayat hikayelerine baktığımda nedense hep geçmişlerinde bir danışmanlık şirketi tecrübesi var. Enteresan bir rastlantı. Bu aslında beni daha da heyecanlandırıyor. Acaba ben de onlardan biri olabilir miyim, diye içimden geçirmiyor değilim:)

Her neyse. Özetle işte böyle benim EZI maceram.

11/10/2008

Evlendirme dairesinde ne iÅŸim olabilir?

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Her an dumurlar alemine yolculuk yapmak zorunda mıyım, bilemiyorum.:)

Bugün çok sevdiğim Salih abimin düğünü vardı. Kaç ay önce davetiye yollamıştı. Hatta kaç kez de telefon açmıştı, bak geliyorsun haa diye.

Katılmamak olmazdı. Ki Salih abi hayatımda gördüğüm en vefalı insanlardan biridir. Birlikte çok anımız vardır. Bugün evlendiği eşiyle ilk çıktığı günleri hatırlıyorum. Kendisi sırdaşımdır. Beni hep desteklemiştir. Pazarları bile telefon açar ki bugün yazın çok güzel olmuş kardeş diye.

Saat 15.00′de BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesi’nde olmam gerekiyordu. Ben saat 17.30′de oldum.  Neden mi? Anlatayım…

BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesi’nin Gezi Parkı’nın içinde olduÄŸunu davetiyede gördüm. Trafik ve evden bir türlü çıkamama dolayısıyla zaten gecikmiÅŸtim. Taksim’e geldim ve Gezi Parkı’nda önüme gelen ilk kiÅŸiye sordum: Evlendirme Dairesi nerede? Adam bana Maçka Parkı’na taşındı dedi. (Daha sonra sarhoÅŸ birine sorduÄŸumu farkettim, zaten Gezi Parkı ÅŸarapcıları ve tinercileriyle meÅŸhur bir park).

Adamın aklına uydum. Bir taksiye bindim. Maçka’da BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesi’ne götür beni dedim şöföre. Adam sordu: Evlenmeye mi gidiyorsun? Ve baÅŸladı şöför: Sakın evlenme ben ettim sen etme. En az 35 yaşında evlen evleniyorsan falan.

Adam beni ÅžiÅŸli Evlendirme Dairesi’nin önünde bıraktı. Adama dedim: Burası BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesi mi? Evet, evet dedi. Her neyse belki BeyoÄŸlu ve ÅžiÅŸli ortak kullanıyordur diye nikah salonlarına girdim. Hiç tanıdık yok. Åžener Åžen’in filminde olduÄŸu gibi kendimi nikah ÅŸekeri toplayan yabancı hissettim. Ve kendimi dışarı attım:)

Sonra tekrar taksiye bindim. Bu sefer kararlıydım. Gezi Parkı’na tekrar gittim. Bir otoparkçıya sordum. Evlendirme dairesi nerede dedim. Ohooo dedi kendisi: Taşınalı 2 yıl oldu. Belediyenin önündeki vergi dairesinin içinde.

Yok, yok kararlıydım nikahın bitmesine 10 dakika kalmıştı. Ama ben yetiÅŸecektim. Sonra bir baktım Gezi Parkı’nın içinden düğün salonuna benzer birÅŸey var. İçimden bir ses ‘gir ÅŸuraya’ dedi. Orada Salih Abi’ye benzer birisi vardı, babasıymış. Sanırım doÄŸru yere geldim dedim. Ve sordum ilk önüme çıkan birisine: “Salih ErbaÅŸ’ın düğünü burada mı?”

EVET. O an dünyalar benim oldu sonra pistte Salih Abi’yi gördüm. Sonra bir yere oturdum. Garsondan düğün pastası istedim:) (Çocukken düğünlerde iki kez pasta alırdım) 

Sonra Salih Abi’nin yanına gittim tebrik ettim. Çok sevindim geldiÄŸine dedi. FotoÄŸraf filan çekildik.

Aslında insanın başına böyle matrak ÅŸeyler çok geliyor. Ama sanki burada küçük bir mesaj var. İnsanlar insanları yanlış yönlendirebiliyor. Bu hep oluyor. Herkesin hayatında olmuÅŸtur. Ama kiÅŸi kafasına koyunca ’su yolunu buluyor’ misali biraz geç kalsa bile doÄŸru yolu bulabiliyor.

Yani çevre şartlar çok önemli herşeyde. Ama iş kişide bitiyor daha çok. Ne dersiniz?

10/10/2008

DoÄŸru yerde doÄŸru zamanda doÄŸru insanlarla!

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Bana göre başarının ilk kuralı bu: Doğru yerde doğru zamanda doğru insanlarla.

Aslında başarının ilk kuralının azim olduğu düşünülür. Ama insan ne kadar azimli olursa olsun bazen sonuç almayabiliyor.  Mesela bir proje gerçekleştiriyorsundur, ama yanlış insanlarla yola çıkmışındır. Ya da ne bilim zamanı değildir.

 Özellikle girişimcilikte bu çok geçerli. Azim, yetenek, bilgi birikimi bunlar başarılı olmak için sanırım yeterli değil. Ama dikkat edilmesi gereken ince bir nokta var.

Azim, yetenek ve bilgi birikimi doğru yeri, doğru zamanı ve doğru insanları bulmak için en önemli şeylerdir.  Başarı hikayelerinde dikkatinizi en çok çeken şey zaten bu.

Ama nedense biz Türkler buna ‘ÅŸans’ der geçeriz.

Örnek vermek gerekirse… Rol model aldığım bir isim söyleyeyim Jeff Bezos. amazon.com’un kurucusu Jeff Bezos’un hikayesi buna çok iyi bir örnek. Adam çok akıllı, çok vizyoner, müşterilerine yollayacağı ürünleri sabahlara kadar eliyle paketleyecek kadar da çalışkan.

Adam doÄŸru bir zamanda e-ticaret’i keÅŸfediyor.  İlk baÅŸta çalıştığı ÅŸirkete bunu anlatıyor. Ancak patronlarını ikna edemiyor. İşten istifa ediyor. (DoÄŸru zaman)

Yanına acayip zeki adamlar alıyor. (DoÄŸru insanlar) Yatırımcı olarak efsane yatırımcı John Doerr’den fon ve network buluyor. (DoÄŸru insan)

İlk ofislerini zeki yazılımcıların çok olduğu bir üniversiteye yakın bir yerde tutuyor. (Doğru yer).

Bilmem anlatabildim mi? :)

03/10/2008

Türkiye’nin en cool 30 yaÅŸ altı giriÅŸimcileri

Yazar:Nurettin Özdoğan | Kategori:Kategorilenmemiş

Başlığa aldırmayın. Tabii ki böyle bir liste yok.

Öyle karamsar bir adam deÄŸilim ama Türkiye’de böyle listelerin oluÅŸması ÅŸu anki duruma baktığımızda biraz hayal.

Amerika’nın ünlü giriÅŸimcilik dergisi Inc dergisi  Amerika’nın en cool 30 yaÅŸ altı giriÅŸimcilerini listeledi.

Hep bu tip listelerde ismimin geçmesini istemiÅŸimdir. (Ben de ne kadar çok ÅŸey istiyorum yahu:) Ama iÅŸin kötüsü Türkiye’de böyle bir liste henüz yok. Olsa olsa genç mankenlerin sevgili listesi vardır Türkiye’de. Bu listeye de her zaman ulaÅŸabilirsiniz. Kumandayı alıp 2 dakika zap yapmak yeterlidir!

Inc dergisinin listesine ÅŸuradan ulaÅŸabilirsiniz: http://www.inc.com/30under30/2008/

Biraz listenin üzerinden gidelim… Özellikle benim dikkatimi çeken isimleri sizle paylaÅŸmak istiyorum.

Matt Mullenweg: Åžu anda ÅŸu satırları yazıyorsam biraz da ona borçluyum. Zira wordpress blog’u icat eden elaman. Åžu anda 24 yaşında.

Tina Wells: Kendisi 28 yaşında ama 14 yaşında iÅŸe baÅŸlamış. Buzz Marketing Group’un sahibi. Bu ÅŸirket büyük ÅŸirketlere ‘Genç kızlara nasıl bir ÅŸeyler satılır?’ proplemine destek oluyor.

Aaron Patzer: 27 yaşında. mint.com’un kurucu. Mint.com bütçenizi planlayabilmenizi saÄŸlayan bir internet servisi. Dünyanın birçok bankasını ikna ederek bankaların kendi icat ettiÄŸi sisteme güvenmesini saÄŸlayarak çok saÄŸlam bir baÅŸarıya imza atmıştır kendisi. Zaten bu alanda birçok ödülü var Aaron’un.

Ben Kaufman: 21 yaşında milyoner olmuÅŸ bu eleman. Mophie adında bir ÅŸirketi var. Åžirketi ipod’a ek ürünler icat edip internetten satıyor. (Kılıf, aksesuar vesaire)

Sean Belnick: bizchair.com’un kurucusu. Eleman sadece internetten sandalye satıyor. Ama sandalye diye geçmeyin yıllık geliri 24 milyon dolar.

Sam Altman: Veeee Sam Altman. Benim adamım bu elaman. Muhtemelen ya aynı yaÅŸtayız. Ya da benden 1 yaÅŸ büyük. loopt.com’un kurucusu. Loopt.com cep telefonları için bir haritalama sistemi icat etmiÅŸ. Bu harita sayesinde arkadaÅŸlarının nerede olduÄŸunu bile görebiliyorsun. Projesi o kadar saÄŸlam ki Sequoia Capital gibi dünyanın en büyük yatırım ÅŸirketlerinden 15 milyon dolar fon bulmuÅŸ. Evet 22 yaşında o ÅŸirketleri ikna etmeyi baÅŸarmış.

Ne dersiniz, bizim ülkemizden böyle listeler çıkar mı?