1) Mikro siteler ölecek, onun yerine kampanya iletişimleri sosyal mecralar üzerinden yapılacak. Boş boşuna mikro sitelere trafik çekilmek için uğraşılmayacak.
2) Advergame’lerin kimse yüzüne bakmayacak, markalar hali hazırda web tabanlı oyunlar ya da social gaming üzerine gidilecek, bunların ROI’si daha fazla olacak.
3) Sosyal medya üzerine konuşan herkes markalar tarafından dinlenmeyecek. Bu noktada kişi ve ajans bazında bir güvenilirlik endeksi oluşacak. Bu sayede iki blog okuyup biliyorum havasına giren insanlar kale alınmayacak.
4) Markalar friendfeed’de kampanyaları duyurmaktan kaçacak. Saçma sapan yorumlar saolsun.
5) Şirketler ajanslardan satış odaklı kampanyalar isteyecekler. Örneğin bir perakende şirketi kampanyanın ölçümünü mağazaya giren insan sayısıyla ölçecek.
6) Kreatif ajansın yanında ölçümlemeyi hakkıyla yapan ajanslar ön planda olacak.
7) Markalar blogger’ları seçerken daha titiz olmasını isteyecek PR Ajansı ya da sosyal medya ajanslarından.
8) Nasıl büyük bir markanın reklam ajansı ve dijital ajansı varsa, sosyal medya ajansı da olacak. Sadece sosyal medya ajansı için konkurlar düzenlenecek.
9) Online itibar konusunda deneyimli ajanslar daha ön planda olacaklar.
10) Dijital Ajanslar sosyal medya alanına girmeye çalışsalar da başarılı olan bir elin parmağını geçmeyecek.
11) Dijital Ajanslar ya da geleneksel PR Ajansları başarılı sosyal medya ajanslarını bünyelerine katmak isteyecek.
12) Nasıl iki marka birleÅŸip TV’de kampanya yapıyorsa, sosyal medya’da da bu gibi örnekler olacak.
Not: Dekatlon Buzz Sosyal Medya Ajansı Yönetici Ortağı olarak son dönemdeki deneyimlerime göre bunları yazdım:)


